27 Aralık 2013 Cuma

her yükşelişin bir düşüşü vardır...

biz öyle bir ülkeyiz ki iki siyasal modumuz var ; biri bu ülkenin kurucusu olan M.Kemal Atatürk gibi siyasi düşünce bir de din üzerinden yapılan siyaset.

İkisi de birbirine zıt kutuplar olduğundan ülkenin kurulduğundan beri hatta kurulmadan önce de bu tartışmalar vardı, gerçi hala var.
Bu ülke insanı bu iki zıt kutupsal düşünceden çok çekti isimler değişti ama ezilen ve üzülen taraf hep HALK oldu. Atatürk siyaseti gidenler din inancı olanları ezdi, Din siyaseti güdenler ise Atatürkçüleri ezdi. Bu hep böyle devam etti ve hala da devam ediyor.
Bu siyasetin dışına çıkan görüşlerde oldu tabi toplum olarak bu iki görüş dışındaki görüşleri pek önemsenmiyordu veya gerek duymuyordu.

Mesela komünist olmak bu ülkede hep anarşist olarak adlandırılır yıllardır bu da bir abd politikasıdır. Gerçi bu sosyalizm düşüncesini ortaya çıkaran sn.marx amcamızda üst düzey bir masondu.  neyse fazla konuyu saptırmayalım konumuza geri dönelim.

bu ülke iki düşünce dıışına çıkmıyordu demiştik. araştırın 1938 sonrası türkiye'nin siyaset tarihini laikçiler-dinciler kavgası sürekli vardır.

2000'li yıllara gelmiştik türkiye yeni çağa ekonomik krizle giriyordu. halk perişandı(gerçi hep perişan oldu)
Ülkede farklı bir politika isteniyordu. İstenen politika nasıldı, şöyleydi; demokrasi,özgürlük ve çalıp çırpmayan bir devlet istiyordu halk...
 2002 yılında bir parti çıkmştı adı Adalet ve Kalkınma Partisi'ydi. Halkımıza kendilerini gayet iyi tanıttılar ve beklediği talepleri de yeterince ilgi görmüştü. Sandıktada kazanan AKP olmuştu. AKP ilk 3-4 senesi çok güzel geçimişti halkına verdiği sözleri tutuyor ve halkından da desteğini gün geçtikçe artırıyordu. Laik kesim bile bu partiyi takdirle karşılıyordu. Halkımız ilk kez çalışan ve istediği bir iktidar buldum diyordu.

Ancak takvimler 2007 yılına geldiğinde AKP değişmeye başlıyordu yavaş yavaş laik kesimin zarar verecek hamleler yapıyordu. Atatürk üzerinden hakaretler, asker üzerine oynanmaya başlanan oyunlar ve medya baskısı gün geçtikçe artıyordu iktidar cephesinde. Yıllar ilerliyor iktidar sağlamlığını gün geçtikçe artırıyor ve bu güçle istediği kesime saldırıyordu. Önce milli bayramlara yavaş yavaş gelmemeler ya da  'özellikle' o tarihlerde iktidar sahiplerine bir şeyler  oluyordu. Bundan başka neler mi vardı yargıya müdahaleler yavaştan başlamıştı, polis kadrosu hemen hemen iktidar yanlısı dolmuştu.

2009, 2010, 2011, 2012 seneler geçiyor bu ülke insanları bazı şeyleri duyduğuna inanamaz olmuştu bir zamanlar terör lideri olan şahıs şimdi devletin adamı olmuştu. gerçi bu iktidar sahibi insanlar önce abd'nin bop projesinin eş başkanı olduğunu söyleyip sonra kendi söylediğini yalanlayan birisiydi. . Böyle bir lider haline gelmişti bu ülkenin başındaki... Verilen sözler gün geçtikçe yitiriliyordu. artık devlet insanların ne giyeceğine ne kadar çocuk yapacağına ne içeceğine hatta kürtaj yapılıp yapılmaması hakkında konuşuyordu. Bir kadının özel hayatına çok kolay bir şekilde müdahalede bulunuyordu bir erkek olarak bu kadar mı basit mi yani ben bir erkek olarak utanırım onu söylerken gerçi ben söyleyemem herkesin kendi hayatı. nese ben devam edeyim uzatmadan...

takvim 2013 olmuştu iktidar 11.yılına giriyordu koltuktaki...
 hükümetin son seçimde aldığı %50lik oy iyice sağlamlaştırmıştı. artık istediği gibi hareket ederim edasındaydı.
laik kesim iyice rahatsızdı ancak muhalefet olarak destekledikleri chp hiçbir varlık gösteremiyordu akp iktidarı karşısında mhp deseniz kendi seçmenini akp ye kaptıran bir parti haline gelmişti  meclisin farklı üyesi bdp ise kendi 'ideolojileri'ni savunmaya çalışıyor bir yandan da iktidara kürt halkı propagandası adı altında terör liderini dışarı çıkarmak için hükümetle görüşüyor. Sonra bu görüşmenin sonunda açılım çıkıyor falan filan...

halkımızın çoğu kendi düşüncemi belirtmek gerekirse cahil neden derseniz oturup da bir gün iktidar hata yapıyor mu diye düşünmedi hep doğru dediler ya da bir bunlar çalıştı yapıyorlarsa memleket için yapıyor deyip geçiştirdi. ama gençler hep bu iktidarı eleştirdi hep eylem yaptı hep karşı çıktı.

En sonunda bir olay yaşandı Gezi Parkı malumunuz iktidar karşıtı hatta iktidar partisine oy verenler bile sokağa çıkıp hükümet aleyhine eylemler yaptı eylemler sadece Gezi de değil tüm Türkiyeye yayıldı. Çapulcu oldular faiz lobisi oldular vatan haini oldular çünkü hükümet karşıtı oldukları için.

ama herşey bu kadar güzel giderken önce bu GEZİ DİRENİŞİ ve şimdi de patlayan Yolsuzluk DEPREMİ iktidarı iyice sarstı.şu an sataşacak taraf olarak dış mihraklar diyorlar bakalım bu  açıklama kaç günlük
ömre sahip olur bilinmez ama ben bu ülkede birşeylerin yavaş yavaş değiştiğini gören birisi olarak şunu söyleyebilirim ki bu ülke bu zaman kadar sağ-sol , dinci-laik diye kavga verdi bu iktidar da dinci bir ikitardı. ve sonu belki de böyle olacak. ama şu gerçek ki bu Gezi Gençliği bu ülkeye esas demokrasiyi esas özgürlüğü esas bir hukuk devleti olmayı çağdaş bir devlet olamyı gösterecek. iktidarlar kalıcı değildir herkes zamanı gelince gider. bu ülke insanı hala 60-70 kafasında siyaseti görüyor yıllar ilerlese bile. biraz bu gençlere güvensinler emin olun o gençler hiçbir ayrımcılığı istemiyor sadece ve sadece özgür adaletli ve huzurlu bir ülke istiyorlar. bu ülke insanına ben güveniyorum gerçeği gördü mü baştakini hemen indirmesini de bilir.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder