27 mayıs günü başlayan bu süreç gezi parkının topçu kışlasına çevrilmesi için başlatılan bir çevre hareketiydi başlangıçta ancak 28 mayıs sabahı çadırlarında uyuyan eylemcileri biber gazıyla ve çadırları yakarak şiddetli müdahale sonucu patlamış bir süreçtir. aslında tam da o gün patlamadı bu süreç yavaş yavaş destekler arttı bu sürece polisin bu şiddetli müdahalesi sonucu ancak olaylar durulması beklenirken polis gün geçtikçe şiddetini daha da arttırdı arkasındaki destekle bu da insanlarda patlamaya neden oldu 31 mayıs günü çevre eyleminden sapıp artık hükümet aleyhine bir eyleme dönüştü. Bu eylem 11 yılın patlamasıdır , bu eylem özgürlüğün patlamasıdır, bu eylem eşitsizliğin patlamasıdır , bu eylem korkuların yok olduğu eylemdir ne derseniz deyin.
3 kasım 2002 den beri iktidarda olan akp geldiğinden beri insanların herşeyine karıştı ve ülkeyi din adı altında siyaset yaparak dinci-dinsiz, alevi-sünni, türk-kürt gibi mezhep çatışmaları ortaya çıkardı.Bu da ülkenin bölünme sürecine , insanların birbirine olan güvenleri ve karşılıklı ilişkilerin zedelenmesine yol açtı.
Bir de başbakan'ın gün geçtikçe herşeyi ben bilirim , benim düşüncemin dışında kimse konuşmasın ve kimse bana karşı çıkamaz gibi adeta 3.sınıf ülke liderleri gibi diktatörce davranması ülke içindeki apolitik genç ve hükümet kanadını tutmayan kesimi iyice sinirlendirmişti.
Geldiği günden bu yana bunu yaptık şunu yaptık bizden öncekiler yapamadı biz yaptık gibi bence amatörce konuşmaları yapmaları çok gereksizce nedenini sorarsanız zaten seni seçtiklerine göre senin görevin bu işleri yapmak ha başkaları yapmıyorsa onları sorunu övünme işini yap zaten zamanı gelince halk sana her zaman sahip çıkar neyse konumuza dönelim.
Gezi parkı 31 mayısta inanılmaz bir destekle bir kalabalıkla dolmuştu hükümet kanadı ve polisler şaşkındı çünkü böyle bir tepkime beklemiyordu
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder